Papağanlar neden sesleri taklit eder ?

Emir

New member
Bir arkadaşınızın sürekli kullandığı bir kelimeyi bir süre sonra sizin de kullanmaya başlamanız gibi. Ya da başka bir şehirden gelen birinin yanında onun aksanına birkaç kelimede yaklaşmanız gibi.

Papağanlarda bunun daha doğrudan ve biyolojik bir iletişim mekanizması hâline geldiğini görüyoruz.

Erkekler ve Kadınlar Meselesinde Dikkatli Olmak Gerekiyor

Burada insan toplumlarına ilişkin ilginç bir tartışma açılabilir. Bazı popüler anlatılarda erkeklerin daha çok bireysel başarıya ve rekabete, kadınların ise ilişkilere ve toplumsal bağlara önem verdiği ileri sürülür. Ancak bu ayrımı biyolojik bir kural gibi sunmak hem insan davranışlarının çeşitliliğini hem de kültürel farklılıkları görmezden gelir.

Bu nedenle daha dengeli bir yaklaşım şu olabilir: Bazı toplumlarda erkeklerden bireysel başarı, statü ve bağımsızlık bekleyen sosyal normlar daha belirgin olabilirken, kadınlardan ilişki yönetimi, bakım ve sosyal uyum bekleyen normlar daha fazla teşvik edilebilir. Fakat bunlar bireylerin doğuştan değişmez özellikleri değildir.

Üstelik papağan araştırmaları bu konuda ilginç bir karşılaştırma sunuyor. Papağanlarda sosyal iletişime hizmet eden temas çağrılarının yalnızca erkeklere özgü olmadığı; birçok türde her iki cinsiyetin ve farklı yaş gruplarının bu çağrıları kullandığı biliniyor.

Örneğin muhabbet kuşlarında sosyal gruba katılan bireylerin çağrılarının grup arkadaşlarının çağrılarına yaklaşabildiği ve hem erkeklerin hem dişilerin bu sosyal öğrenme süreçlerine katıldığı gösterilmiş durumda.

Bu nedenle papağan davranışını insanlardaki toplumsal cinsiyet kalıplarını doğrulamak için kullanmak yerine, bize daha farklı bir ders çıkarmak daha anlamlı: İletişim ihtiyacı, bireysel özelliklerden bağımsız olarak sosyal bağların kurulmasında güçlü bir motivasyon olabilir.

Farklı Kültürlerde Papağan Algısı Neden Değişiyor?

Papağanın kendisi biyolojik olarak aynı tür olsa bile, insanların ona verdiği anlam kültürden kültüre değişebiliyor.

Latin Amerika'nın bazı bölgelerinde papağanlar doğal çevrenin ve tropikal biyolojik çeşitliliğin tanıdık parçaları olarak görülürken, başka toplumlarda daha çok evcil hayvan ve insanlarla iletişim kurabilen sıra dışı bir arkadaş olarak algılanabiliyor. Avrupa'daki bazı şehirlerde yabani keşiş papağanlarının oluşturduğu koloniler ise göç, şehirleşme ve istilacı tür tartışmalarıyla birlikte değerlendiriliyor. Bu popülasyonların farklı şehirlerde farklı çağrı özellikleri geliştirmesi, küreselleşmenin hayvan davranışları üzerindeki etkisini araştırmak için de ilginç bir örnek oluşturuyor.

Türkiye açısından düşündüğümüzde ise evde beslenen papağanların özellikle apartman hayatında farklı bir sosyal konumu olduğunu söyleyebiliriz. Bir papağan aile bireylerinin konuşmalarını taklit ettiğinde bu çoğu zaman eğlenceli bulunuyor. Fakat aynı kuş sabahın erken saatlerinde sürekli bağırdığında komşuluk ilişkileri devreye giriyor.

Yani aynı davranış, farklı sosyal çevrelerde tamamen farklı anlamlar kazanabiliyor.

Küreselleşme Papağanların “Dilini” de Değiştiriyor mu?

Kesinlikle ilginç bir soru.

Evcil hayvan ticareti sayesinde bir papağan doğal yaşam alanından binlerce kilometre uzakta yaşayabiliyor. İnsanların yoğun biçimde hareket ettiği küresel dünyada hayvanların sosyal çevreleri de değişiyor. Keşiş papağanlarının dünyanın farklı bölgelerinde yeni popülasyonlar oluşturması bunun somut örneklerinden biri.

Bunun sonucu olarak bir papağanın öğrendiği sesler yalnızca kendi türünün yerel çağrılarından oluşmayabilir. İnsan dili, ev ortamındaki diğer hayvanların sesleri, elektronik cihazlar ve başka papağanların çağrıları aynı işitsel dünyada birleşebilir.

Bu açıdan evcil papağanın repertuvarı küçük bir kültürel karışım alanına dönüşebilir.

Bir papağan Türkçe konuşan bir ailede “merhaba” öğrenirken, başka bir ülkedeki papağan İngilizce, İspanyolca veya Arapça kelimeler öğrenebilir. Kuşun biyolojik kapasitesi aynı kalır; fakat hangi sesleri öğrendiğini sosyal çevresi belirler.

Taklit Etmek Aynı Zamanda Kimlik Kurmak mı?

Burada bence konunun en düşündürücü kısmına geliyoruz.

Papağanlar sosyal gruplarında ortak sesler geliştirebiliyor, ancak bu onların bireysel kimliklerinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Muhabbet kuşlarında yapılan çalışmalar, ortaklaşan temas çağrılarının içinde bireye özgü bazı akustik özelliklerin yine de korunabildiğini gösteriyor.

Yani papağanın mesajı bir bakıma şöyle olabilir:

“Ben de sizin grubunuzdanım ama aynı zamanda benim.”

İnsan toplumlarında da buna benzer bir durum var. Aynı dili konuşuyor, aynı deyimleri kullanıyor, aynı kültürel referansları biliyor olabiliriz; fakat yine de kişisel sesimiz, üslubumuz ve konuşma biçimimiz bizi diğerlerinden ayırır.

Belki de papağanların ses taklidine bakarken en önemli şey tam olarak budur: Taklit, her zaman kimlik kaybı anlamına gelmez. Bazen gruba ait olmanın yolu olabilir.

Sonuç: Papağan Neden Taklit Ediyor?

Kısaca toparlarsak papağanların sesleri taklit etmesinin tek bir nedeni yok. Vokal öğrenme yeteneği; sosyal bağ kurma, grup üyelerini tanıma, iletişimi sürdürme, çevreye uyum sağlama ve bazı durumlarda belirli bireylere yönelmiş iletişim kurma gibi birçok işlevle bağlantılı.

İnsan seslerini taklit etmeleri ise doğal vokal öğrenme kapasitesinin insanlarla kurdukları sosyal yaşam içerisinde farklı bir biçimde ortaya çıkması olarak düşünülebilir. Araştırmalar, papağanların yalnızca “konuşan kuşlar” olmadığını; sosyal öğrenme, vokal yakınsama ve bölgesel çağrı farklılıkları açısından oldukça karmaşık iletişim sistemlerine sahip olduklarını gösteriyor.

Üstelik farklı coğrafyalardaki papağan topluluklarının farklı ses gelenekleri geliştirebilmesi, “hayvan kültürü” kavramını yeniden düşünmemize neden oluyor.

Bence burada asıl ilginç soru “Papağan konuşmayı biliyor mu?” değil.

Belki daha doğru soru şu:

Bir papağan, birlikte yaşadığı topluluğa ait olabilmek için ne kadarını öğreniyor?

Ve daha da önemlisi: Biz insanların konuşma biçimimizin ne kadarının gerçekten “bize ait” olduğunu söyleyebiliriz?

Çocukken ailemizden duyduğumuz kelimeler, yaşadığımız şehrin aksanı, arkadaşlarımızın kullandığı ifadeler, sosyal medyanın dili ve içinde bulunduğumuz kültür konuşma biçimimizi nasıl şekillendiriyorsa, papağanlarda da sosyal çevre ses repertuvarının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Belki de bir papağanın sahibinin sesini taklit etmesi bu yüzden yalnızca eğlenceli bir numara değildir. Aynı zamanda bize iletişimin temel bir gerçeğini hatırlatır:

Ses, yalnızca bilgi taşımaz; ait olduğumuz sosyal dünyayı da taşır.